Arap Yarımadası’nda 2018’de peş peşe yaşanan iki şiddetli kasırganın Rubülhali Çölü’nde yarattığı göller, çöl çekirgelerinin üç nesilde 8 bin kat çoğalmasını sağladı. Önüne çıkan tüm tarım alanlarını silip süpüren devasa sürüler, Doğu Afrika ve Güney Asya hattında son 70 yılın en ağır istilasını başlattı.
Bölgesel ortalamaların yaklaşık beş katı yağış bırakan Mekunu ve Luban kasırgaları, Umman ile Yemen sınırlarında 100 ila 300 mm düzeyinde yağışa neden oldu. Nemlenen çöl zemininde yumurtadan iki haftada çıkan, altı haftalık larva döneminin ardından üç haftada üreme olgunluğuna erişen böcekler, tek bir nesilde nüfuslarını 20 katına çıkardı.
Her biri ortalama 2 gram ağırlığındaki çöl çekirgeleri, kilometrekarede 40 ila 80 milyonluk devasa koloniler oluşturarak günde 150 kilometre mesafe katetti. Bir kilometrekarelik tek bir sürünün günlük 160 ton bitki örtüsünü yok etmesi, yaklaşık 35 bin insanın günlük gıda ihtiyacına denk gelen bir yıkıma yol açtı.
Kıtaları Aşan Kriz ve Müdahale Engelleri
Ocak 2019’da Suudi Arabistan ve Yemen’den hareket eden kütleler; İran, Pakistan ve Hindistan’ın yanı sıra Aden Körfezi’ni geçerek Somali ile Etiyopya’ya ulaştı. Yıl sonunda Doğu Afrika’yı vuran Pawan Kasırgası süreci uzatırken, Kenya 2020 başında tarihi bir felaketle yüzleşti.
Popülasyonun zamanında kontrol altına alınamaması ve erken müdahalenin aksamasında şu faktörler belirleyici oldu:
Yemen ve Somali’deki çatışma ortamı yüzünden üreme sahalarının gözlemlenememesi
Doğu Afrika Çöl Çekirgesiyle Mücadele Örgütü bünyesindeki imkan ve kaynak kısıtları
COVID-19 pandemisinin tarım ilacı tedarikini ve saha uzmanlarının dolaşımını sekteye uğratması
Hint Okyanusu’nun kuzeybatısında 2018’de 2 olan kasırga adedinin 2019’da 8’e çıkarak 1976 sonrası rekor kırması, yükselen su sıcaklıklarıyla bu tür ekolojik felaketlerin tekrarlanma riskini güçlendiriyor.
