Kapalı ofislerde ve yüksek binalarda geçen modern yaşam tarzı, güneş ışığıyla temasın kesilmesine ve D vitamini eksikliğinin hızla yayılmasına yol açıyor. Vücut sağlığı için hayati önem taşıyan bu hormon benzeri vitaminin yetersizliği, kemik erimesinden kansere kadar pek çok ciddi sağlık sorununu beraberinde getiriyor.
Güneş Işığı ve Beslenmenin Rolü
Vücudun ihtiyaç duyduğu D vitamininin yüzde 90 ila 95’lik büyük kısmı doğrudan güneş ışınlarından karşılanıyor. Somon, sardalye, süt, yumurta sarısı, brokoli ve yulaf gibi besinler ise ihtiyacın yalnızca yüzde 5 ila 10’unu sağlıyor. Bu besinler ne kadar tüketilirse tüketilsin, doğrudan güneşe çıkılmadığı takdirde vücuttaki eksiklik giderilemiyor.
Eksikliğin Tetiklediği Ciddi Sağlık Sorunları
Vücutta bağırsaktan kalsiyum emilimini yöneten D vitamini eksildiğinde osteomalazi ve kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz gelişiyor. Yapılan araştırmalar bu yetersizliğin Tip 1 diyabet, multipl skleroz, Crohn, eklem romatizması ile meme, prostat ve bağırsak kanserlerine yatkınlığı artırdığını ortaya koyuyor. Hayvanlar üzerindeki çalışmalar ise eksikliğin insülin direncini, obeziteyi ve kısırlık riskini tetikleyebildiğini gösteriyor.
Bilinçsiz Takviye Zehirlenme Riski Doğuruyor
Yağda eriyen bir yapısı bulunan D vitamininin kontrolsüz ve gelişigüzel kullanımı vücutta birikerek toksik etki yaratıyor. Damarlarda ve böbreklerde kalsiyum birikmesi; bulantı, kusma, kabızlık, kas-kemik ağrıları, kalp ritim bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi hayati tehlike içeren tablolara yol açabiliyor. Korunmak adına yılda en az bir kez tetkik yaptırılması ve haftada 3-4 gün, koruyucu krem sürmeden 15-20 dakika kollar ile bacakların güneşle temas etmesi gerekiyor.
